Perşembe , 4 Mart 2021
Home 5 ETKİNLİKLER 5 Yunus Emre’ye Göre İnsan-ı Kamil

Yunus Emre’ye Göre İnsan-ı Kamil

Siirt’te Yunus Emre anlatıldı.

Siirt Üniversitesi’nde “Konferans Günleri” etkinlikleri kapsamında Öğretim üyelerimizden Yrd .Doç. Dr . Davut Okçu “Yunus Emre’ye Göre İnsan-ı Kamil” adlı konferans verdi. Üniversite ve liseli öğrencilerin rağbet gösterdiği etkinlikte “Yunus Emre’nin hayatı, tarikatlerle bağlantısı, tasavvuf anlayışı ve insan-ı kamil olgusu şiirlerinden örneklerle detaylıca ele alındı.

Okçu’nun konferansından satır başı notlar şu şekilde;

Yunus Emre miladî 1250-1320 yılları arasında 70 yıl yaşamıştır. Yunus Emre XIII. Yüzyılın ikinci yarısı ile XIV. Yüzyılın birinci yarısında Anadolu’da; Selçukluların dağıldığı ve Osmanlı’nın kurulduğu sıkıntılı (kargaşa, kan dökme, kıyım ve açlıklar içinde, insanların çok acı çektiği) bir dönemde yaşadı.Bu dönem Haçlı Seferlerinin yaşandığı da bir dönem.Yunus Emre böylesi bir dönemde burada yaşayanlara psikolojik destek sağlamıştır.

Yunus Emre’nin şeyhi birçok şiirinde andığı Taptuk Emre’dir. Taptuk Emre’nin şeyhi Barak Baba, Barak Baba’nın şeyhi Sarı Saltuk, Sarı Saltuk’un şeyhi ise Hacı Bektaş-ı Veli’dir. Bu zincir Yunus’un Bektaşi Tarikatı’ndan olduğunu gösteriyor.

Yunus Emre’nin hayatı boyunca en değer verdiği kavram sevgidir. O’nun insanlardan istediği sadece sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Onun dünyasında üç temel kavram vardır: Allah, insan ve sevgi

Tasavvuf anlayışına göre: tarikata, Allah yoluna girenlerin, kitaplardan edindikleri bilgilerden sıyrılıp, doğrudan doğruya Allah’tan gelecek bilgiye açık olmaları gerekir. Allah’a kitap bilgileri ile değil, İlahi aşkla ulaşılır. İnsanın kitaplardan öğrendikleri arttıkça bilmedikleri de artar, bu yoldan gerçeğe, yani Allah’a ulaşmak imkansızlaşır. Gerçeğe, yani Allah’a ulaşmanın tek yöntemi İlahi aşktır

İlahi aşka giden yolda, Mecaz-i Aşk’ın, yani insana yönelik aşkın da yeri, önemi vardır, ama bu aşkla fazla oyalanmak yolun sonuna ulaşmayı geciktirebilir. Tasavvuf’ta insana verilen önem, İnsan-ı Kâmil’de doruğa ulaşır. Böylece insan Fenafillah, sonra da Bekabillah derecesine erişmiş olur. Daha ötesi yoktur.

Kamil insan, olgun insandır, ideal insandır. Kamil insan; cenneti hak eden varlıktır. Gerçek insan-ı kamil olan Hz. Peygamber ile onun varisi olan insan-ı kamilin bir özelliği de Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmış olması bakımından ahlakî kemale sahip bulunmasıdır.

Check Also

Rektörümüz “Araştırma Görevliliğinden Rektörlüğe Akademik Kariyer Deneyimleri” Webinar Programına Katıldı

Rektörümüz Prof. Dr. Nihat Şındak, Kariyer Araştırma Planlama ve Uygulama Merkezi (KAPUM) tarafından düzenlenen “Araştırma …