Cuma , 22 Mart 2019
Home 5 MANŞET 5 “YÜKSEKÖĞRETİMDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM PROJESİ”NDE İMZALAR ATILDI

“YÜKSEKÖĞRETİMDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM PROJESİ”NDE İMZALAR ATILDI

Rektörümüz Prof. Dr. Murat Erman, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fuat Oktay’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen “Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi Tanıtım Toplantısı ve Pilot Üniversiteler İmza Töreni” ne katıldı.

Proje tanıtım toplantısına YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, Ağrı Valisi Süleyman Elban ve il protokolü, YÖK yetkilileri, projedeki pilot üniversitelerin rektörleri, bölgedeki üniversite rektörleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Toplantının açılışında ilk olarak projede yer alan ve toplantıya ev sahipliğini yapan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut konuşma yaptı. Rektör Prof. Dr. Karabulut’un ardından YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan tarafından projeye ilişkin bilgilendirme sunumu yapıldı.

Sunumun ardından konuşma yapan YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, projenin, 8 pilot üniversitede uygulanmaya başlandığını ve bu sayının tedricen artacağını belirterek konuşmasına başladı.

Bu 8 üniversitede gün itibari ile 3 bin civarında akademisyenin dijital okur-yazarlık derslerini aldığını, 40 bin öğrenci de bu yarıyılda bu derse kayıt yaptırdığını ve bu yarıyıl tatilinde derslerini almaya başlayacaklarını sözlerine ekleyen Başkan Saraç,

“Üniversiteler, artık gerek öğrenciler gerek akademisyenler için küresel bazda bir rekabet ortamındadırlar. Dijital kapasite bu rekabette önde yarışabilmek için en önemli ögelerden biri olarak değerlendiriliyor.” diye konuştu.

YÖK olarak çalışmalarının temelinde önce insan faktörünün olması gerektiğinin bilinci ile hareket ettiklerini dile getiren Başkan Saraç, “sadece sosyal bilimlerde ve sanatta okuyan öğrencilerimizin değil, 8 milyonluk bu değerli beşeri sermayemizin tümünün, akademik bilginin yanında ruhlarına hitap edecek, fikir dünyalarını geliştirecek, zenginleştirecek edebiyat, tarih, sanat gibi alanlarda engin donanımlarla yetişmelerini sağlamayı da asla göz ardı etmemekteyiz.” Diyerek konuşmasını sonlandırdı.

YÖK Başkanı Saraç’ın ardından konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay dijital dönüşüm ve yeni teknolojilerin ülkeye kazandırılmasında her zaman öncü olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını katılımcılara ileterek konuşmasına başladı.

Almanya’da Endüstri 4.0, Japonya’da Toplum 5.0, ABD’de 4. Devrim gibi adlar verilen bu dönemin ülkemizdeki karşılığı Milli Teknoloji Hamlesi ve Dijital Türkiye olduğunu belirten Oktay, veri üretiminden güvenliğine, savunma, sağlık, eğitimden bilişim teknolojilerine kadar her alanda kendi ayaklarımızın üzerinde durmak mecburiyetinde olduğumuzun altını çizdi.

Bu sorumlulukların bilinciyle tüm bu süreçlerin gerektirdiği mevzuat çalışmalarını da yaparak, ülkemizin dijitalleşme standartlarını belirlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Dünya Ekonomik Forumu’nun hesaplarına göre gelecek 10 yılda dijitalleşmenin, dijital dönüşümün ekonomiye etkisi yaklaşık 100 trilyon dolar tutarında olacak. Bu çerçevede, Türkiye’nin dönüşüm alanında rekabetçi konuma gelmesi için tam bir seferberlik halinde yerli ve milli teknolojileri geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu gayretlerde üniversitelerin öncü rol üstlenmeleri ve önden gitmeleri gerekiyor” ifadelerinde bulundu.

Açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç’ın da katılımıyla, projenin ilk olarak doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinden seçilen sekiz pilot üniversitede uygulanmasını içeren protokollerin ilgili üniversite rektörleri tarafından imzalandığı tören gerçekleştirildi.

– Pilot üniversitelerden sonra bütün üniversitelerde uygulanacak

İmzalanan protokol ile üniversitelerde ders anlatım süreçlerinden ödevlere kadar tüm süreçlerde dijital teknolojilerinin yaygın kullanımı öngörülüyor. YÖK’ün yürüttüğü proje ilk olarak üniversitemizin yanı sıra Ağrı İbrahim Çeçen, Bayburt, Iğdır, Munzur, Muş Alparslan, Şırnak, Bingöl üniversitelerinde uygulanacak, ardından Türkiye genelindeki bütün üniversitelerde hayata geçirilecek.

– Yükseköğretimimiz küresel çapta rekabet edebilir yapıya kavuşturulacak

Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi, insan odaklı bir yaklaşımla Türk yükseköğretiminin dijitalleşmesini sağlayarak, ülkemizin 2023 hedeflerine uygun, yerel özelliklerini kaybetmeden küresel çapta rekabet edebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlamaktadır. Dijitalleşmenin getirdiği imkânları yükseköğretimin pek çok alanında kullanmayı ve dijitalleşmenin gücünü toplumun her katmanına eriştirmeyi hedeflemektedir.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan YÖK’ün dijital dönüşüm hedefini isabetli bulmuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan akademik yıl açılış töreninde de işaret ettiği ve Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Dijital Dönüşüm Ofisi’nin de hedefleri arasında yer alan dijital dönüşüm ile üniversitelerin teknolojik alt yapısı hazırlanarak buna uygun iş süreçleri de yeniden tasarlanacak. Törende, YÖK’ün bu seneki hedefinin dijitalleşme olmasının isabetli bir tercih olduğuna değinen Erdoğan, Türkiye’nin, her alanda çağı yakalamak ve ötesine geçmek için önce dijital dönüşümünü tamamlamak zorunluluğu taşıdığının altını çizmişti.

– Dersler Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS) üzerinden dijital ortamda da yapılabilecek

Proje ile ABD ve Avrupa’daki birçok üniversitedeki gibi Türk üniversitelerinde de artık, öğretim üyeleri ile üniversite öğrencileri, Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS) üzerinden interaktif şekilde iletişime geçerek dersleri ve projeleri yüz yüze eğitimin yanında dijital ortamda da sürdürecek. Böylece teknolojinin öğrenme süreçlerine entegrasyonu için kitlesel açık çevrimiçi dersler, açık eğitsel kaynaklar, yapay zekâ, bulut bilişim, veri madenciliği çalışmalarına öncelik verilecek.

– Projenin ön hazırlık çalışmaları yapıldı

Proje kapsamında ön hazırlık çalışması olarak öncelikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinden belirlenen 8 üniversitenin öğretim elemanlarına 2018 Kasım itibarıyla dijital ortamda 6 haftalık bir süreçte “Dijital Çağda Yükseköğretimde Öğrenme ve Öğretme” dersi verilmeye başlandı.

Projeye dahil olan 8 üniversiteden 850 Araştırma Görevlisi, 864 Öğretim Görevlisi, 1089 Doktor Öğretim Üyesi, 152 Doçent ve 138 Profesör ünvanlı 3 bin 93 öğretim elemanı “Dijital Çağda Yükseköğretimde Öğrenme ve Öğretme” dersi aldı. Derslerde, dijital dönüşümde kendilerinden beklenen rol ve becerileri, yeni öğrenme yaklaşımları, başta Açık Ders Malzemeleri ve Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler olmak üzere dijital ortam ve uygulamaları aktarıldı.

– Eğitim sadece kampüslerde sınıflarda sınırlı kalmayacak

Dünya genelinde özellikle ABD ve Avrupa’daki üniversitelerde öğretim üyeleri artık sınıf eğitiminin yanında öğrencilerine animasyonlu ve etkileşimli videolar, eğitmen videoları, ek kaynaklar ve makalelerle zenginleştirilmiş dijital ders malzemeleri de sunuyor. Z kuşağı öğrencileri artık dijital ortamda ders materyallerini de üniversitelerden talep eder hale geldi. Projenin en önemli hedeflerinden birisi de her öğretim elemanını kendi dersinin “öğretim tasarımcısı” yapmak.

– Öğretim üyeleri, öğrencileriyle dijital ortamda da buluşacak

Proje ile üniversitelere Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS) ve dijital teknolojiler konusunda teknik destek verilecek. Üniversitelerde artık, öğretim üyeleri ile üniversite öğrencileri, Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS) aracılığıyla iletişime geçerek dersleri ve projeleri yüz yüze eğitimin yanında dijital ortamda da sürdürecek.

– Öğrencilerin sistemde kendilerine özel bir alanı olacak

Her öğrencinin bu sistem üzerinde kendine ait özel bir sayfası olacak ve tüm dijital ders malzemeleri bu sistem üzerinden takip edilebilecek. Öğrenme yönetim sistemlerinde modül olarak yer alan öğrenme analitikleriyle öğrencinin başarısını arttırmak mümkün olabilecek. Bu bağlamda öğrenme analitikleri öğrencinin başarısı için öğrenciye, öğretim elemanına ve danışmanlara gerçek zamanlı bilgi verecek.

– Online ortamda kitaplar, videolar ve animasyonlar ders materyali olarak kullanılabilecek

Bu sistem sayesinde bir öğretim üyesi artık kitabı online ortama aktarabilecek, sanal ortamda video ve animasyonlarla desteklenmiş ders materyalleri hazırlayarak öğrencilere internet ortamında sunabilecek. Böylece öğrenciler, üniversitelerde 40- 50 dakikalık dersler dışında her ortamda öğrenmeye devam edebilecek.

– Üniversite öğrencilerine “dijital okuryazarlık” dersi

Projenin öğrencilerle ilgili ayağında pilot üniversitelerin müfredatlarına 2018-2019 Bahar döneminde “Dijital Okur-Yazarlık” dersi eklendi. Pilot üniversitelerdeki yaklaşık 40 bin öğrenciye ise dijital okuryazarlık dersi kapsamında “internet teknolojileri”, “taşınabilir teknolojiler”, “sosyal ağlar”, “teknoloji, toplum ve insan”, “bilişim etiği”, “teknoloji ve hayat boyu öğrenme“, “bulut bilişim”, “geleceğin teknolojileri” konularında eğitimler verilecek.

Check Also

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle bir araya geldi.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın konuşmacı olarak katıldığı …