Pazartesi , 25 Eylül 2017
Anasayfa 5 HABER VE DUYURULAR 5 Uluslararası İmam Eş’ari ve Eş’arilik Sempozyumu

Uluslararası İmam Eş’ari ve Eş’arilik Sempozyumu

21-23 Eylül 2014 tarihleri arasında Siirt’te Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi öncülüğünde Kültür Bakanlığı ve Siirt Valiliğinin destekleriyle “Uluslararası İmam Eş’ari ve Eş’arilik Sempozyumu” düzenlendi. Bölgemiz ve ülkemiz için önemli mahiyette olan bu etkinliğe ulusal ve uluslar arası alandan kendi alanında yetkin yerli ve yabancı birçok akademisyen ve yazar katıldı. Türkiye’de ilk defa geniş kapsamlı bir şekilde yapılan bu sempozyumda üç gün boyunca İslam tarihinde önemli bir kilometre taşı konumunda bulunan Eşarilik mezhebi üzerine fikir alışverişi yapıldı. Eş’arilik tarihi, Eş’ari kelam sistemi, İmam Eş’ari ve Eş’ariliğe yöneltilen eleştiriler, Eş’ari gelenek ile felsefe İlişkisi gibi konulardan oluşan sempozyumda İmam Eş’arî’nin düşünce yapısı ve ondan neşet eden Eş’ariliğin oluşum ve gelişim süreçleri, tarihî süreçteki etkileri ve günümüze yansımaları detaylı olarak incelenip tartışıldı. Bu sayede bin yıllık bir gelenek, bilimsel verilerle ortaya konarak günümüze taşınmış oldu.

Bu etkinliği önemli kılan hususlardan bir tanesi de sempozyuma dünyanın farklı yerlerinden birçok bilim insanının katılmış olmasıdır. Açılışta sırasıyla Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Prof. Dr. Şerafettin Gölcük, Prof. Dr. Cemalettin Erdemci, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Murat Erman,  Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay ve Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz konuşmalarını yaptılar.

Sempozyumun genel koordinatörü İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemalettin Erdemci konuşmasında, ilk defa ülkemizde uluslararası düzeyde İmam Eş’ari ve Eş’arilik konusunda sempozyum düzenlendiğini kaydetti.

ERDEMCİ: ” kurucusu Ebu’l-Hasan El- Eş’ariye nispetle  Eş’arilik olarak nitelendirilen bu ekolün İslam düşünce mirasının önemli damarlardan birini oluşturduğunu ifade ederek, “Eş’arilik, İlahi sıfatlar, kulların fiilleri, iman-günah ilişkisi ve bunlara bağlı konularda kendine özgü fikirler ortaya koyan bir ekoldür. Eş’ari ekol, Mutezilenin mihne hadisesiyle içine kapsamasından sonra onların rolünü üstlenerek tabiiyyun, dehriyyun, sümeniye, berahime gibi Allah’ın varlığını ve nübüvveti sorgulayan kesimlere karşı metoduna bağlı kalarak mücadele etmiş ve dönemin hakim inanç ve düşünce akımlarının İslam inancına yönelttikleri eleştirileri karşılamışlardır” dedi.

Prof. Dr. Aktay, ise yaptığı konuşmada, kelam konularından olayın felsefe, hermeneutik ve sosyoloji alanında ilgilendiğini belirterek kelamla siyaset ve kelamla sosyoloji içi içe olduğunu söyledi.

Hiçbir kelam teorisi ve kelam düşüncesi siyasi ortamda siyasi tartışmadan bağımsız bir şekilde ortaya çıkmadığını belirten Aktay: “Eğer dünyayı yöneten birileri varsa genellikle böyle inanırız. Komplo düşünceler böyle inandırır bizi, siz ne yaparsanız yapın başka birilerinin programının planın bir parçası gibi yapıyorsunuzdur. Siz asla kendi iradenizle memleketimizi kurtaralım bir şeyler yapalım diyemezseniz. Derseniz bile acaba sizin arkanızda ne var. Sizin bile farkında olmadığınız sizi yöneten bir üst irade vardır. Bu irade muhtemelen olağan şüphesi ya Amerika’dır, İsrail veya şudur yada budur. Alın size son derece seküler formatta üretilmiş bir kelam ve mitoloji yani insanın iradesini felç eden insan ne yaparsa yapsın bu dünyada onu anlamsız kılan bir şey. Veya da bu dünyanın düzenini değiştiremezsiniz böyle gelmiş böyle gider. Buda bir kelam biçimidir. İnsanın eylemine etki eden bir kelam biçimidir. İnsanın kelamı, insanın Allah tasavvuru ve insanın irade tasavvuru genel olarak eylemine etki eder. Hayal tarzına etki eder, onun ya üstüne toprak atılmış gibi ölü insan haline getirir yada onu dinç kılar. Evet, ben bu dünyayı değiştirebilirim diyorsanız bu bir teolojidir bu teolojinin peşinden takıldığınız zaman gerçekten de dünyayı değiştirebilirsiniz. Dünyayı değiştiremeyeceğiniz baştan eğer inancınızı zaten yok etmişseniz zaten baştan beri böyle bir inancınız yoksa bu dünyaya hiçbir etkide bulunamazsınız. Oysa İslam din olarak dünyayı Mekke’de çıkan bir vahi ve o vahiye inana bir avuç insanın bütün dünyayı değiştirmiş olduğu bir büyük başarının hikayesidir. Kendine ve Allah’a inancın bir hikayesidir. Peygamber efendimizin hayatı büyük bir siyerdir. Bize yapabilirsiniz düşünebilirsiniz ve dolayısıyla değiştirebilirsiniz bu sizin kaderiniz değildir. Cenabı Allah imtihan etmek için yarattı ve dünyaya gönderdi ama gerçekten size irade verdi. Buna inan v bunu yapan zalime karşı boyun eğmeyin zalimlerin sizin iradenizi felç etmek için boşa çıkarmak için zaman zaman ürettiği bir takım ideolojilere kapılmayın ” diye konuştu.

Rektör Prof. Dr. Erman, 2007 yılında kurulan üniversitenin edindiği misyonu yerine getirme çabalarını sürdürmekte olduğunu belirterek: “Bu anlamda üniversitemizde hızlı bir şekilde akademik birimler ve akademisyen sayısı artarken diğer yandan da özelikle ilimizin sosyal ve kültürel gelişimine alt yapısına katkı sağlayacak bilimsel etkinliklere de hız vermektedir. Son bir yıl içerisinde üniversitemizin ilimize düzenlemiş olduğu ve kamuoyunda geçekten geniş yankı bulan 3 tane uluslar arası sempozyum gerçekleştirdik. Yurt dışı ve yurt içinden bizi kırmayarak sempozyumumuza bildirileriyle katılan bütün katımcılara teşekkür ediyorum. Bütün etkinlikler kuşkusuz hem bilim camiasına hem öğrencilerimize hem de şehrin entelektüel atmosferini daha çok teneffüs etmesine katı sağlıyor.”dedi.

Açılış konuşmalarından sonra bilimsel oturumlara geçildi. Amerika Birleşik Devleti’nden Prof. Dr Yahya Michot ve Prof. Dr. Oliver Leaman; Lübnan’dan Dr. Abdurrahman Amash ve Dr. Abdurrahman Belik; Tunus’tan Dr. Hammadi Dhouib, Dr. Muhammed Hamza ve Dr. Riyadh Miladi; Cezayir’den Dr. Naci Shannuf, Dr. Muhammed Rashid Buğazele ve Dr. Tevfik Mızari Abdussamed; Irak’tan Dr. Muhammed Zeki Molla Hüseyin el-Bervari ve Dr. Nuri Abdurrahman İbrahim; Türkiye’den Kelam alanında duayen isimlerden başta Prof.Dr. M.Saim Yeprem, Prof.Dr. Şerafettin Gölcük, Prof. Dr. Metin Yurdagür ve Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün olmak üzere birçok akademisyen tebliğleriyle katkıda bulundular.

Bilimsel ve sosyal olarak başarılı bir organizasyonla ulusal ve uluslararası ölçekte kendi alanlarında dünyaca ünlü bilim insanlarının bu etkinlik için Siirt’te bir araya gelmesi bölge insanı için önemli bir moral ve kültürlenme fırsatını sağlayacağı düşünülüyor. Yine Amerika’dan Afrika kıtasına kadar geniş yelpazede birçok entelektüelin sempozyum için Siirt’te buluşmuş, fikir alışverişi yapmış ve derin bir müzakere ortamı oluşturmuş olması bölgenin kadim kültürüne önemli katkılar sağlayacak.

uluslararasi-imam-esari-esarilik-sempozyumu-siirt-universitesi

 

Check Also

Siirt Üniversitesi Uygulama Anaokulu Açıldı

Siirt Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’na bağlı olarak kurulan anaokulu, 3 derslik, fitness salonu, mutfak, …